ISSIZ ADAM MI YOKSA KAÇINGAN BAĞLANAN KORKAK ÇOCUK MU?

Çağan Irmak’ın o meşhur filmi Issız Adam’ı hepimiz biliyoruzdur.  Yıllarca bize “Issız Adam” olarak yutturulan o cool, gizemli, plaklar dinleyip havuçlu keki ile meşhur adam profilinin arkasındaki gerçeği konuşalım mı?

Popüler kültür buna ‘gizem’ diyor ama biz ruh bilimcileri buna ‘kaçıngan bağlanma stili’ diyoruz. Ve film ile alakası olmayan bir spoiler vereyim sizlere: Bu bir ‘karizma’ göstergesi değil bir baş etme mekanizması bozukluğudur.

Biraz bu tip erkeklere ve onların tipik davranışlarına göz atalım. Bakalım kaçı size tanıdık gelecek?

Issız adam figüründeki erkeklerin en büyük sığınağı: “Ben ilişki insanı değilim,” “Bağlanma problemim var,” “kaliteli yalnızlık seviyorum,” ya da “Ben en son birisine bağlandığımda dolar 2 TL idi.” Aslında bu erkeklerin bize dedikleri şey şu: “Yakınlık kurmaktan ölesiye korkuyorum. Birisi bana yaklaştığı an boğulacak gibi hissediyorum ve kaçış stratejilerimi devreye sokuyorum.”

Kaçıngan bağlanma stiline sahip bu erkekler, ‘ıssız adam’ lar ilişki derinleşmeye başladığı an içlerinde çalmaya başlayan o alarmın tedirginliğiyle boğulmaya başlarlar.

Yani demem o ki tam işler yoluna girmişken “Ada ben ayrılmak istiyorum” minvalindeki o ani frenler, mesajlara geç dönmeler, buz gibi cevaplar… Üzgünüm ama, bunların hepsi ‘yakınlık alarmı’nı susturmak için.

Peki bu erkekler sevemez mi? Issız adamımız Alper’in Ada’ya olan sevgisi gerçekti. Ancak onun sorunu sevgiyle değil, bağ kurmakla ilgiliydi. Birisi ona yaklaştığında, özgürlüğünü kaybedeceği korkusuyla ilişkiyi sabote etme eğilimi gösterdi. Üzücü yanı ise şu; bunu bilinçdışı olarak yapıyor olmaları…  İlişki ciddiye bindikçe ve derinleştikçe sorumluluk ve duygusal yük artar. Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler ise bu yükü taşıyamayacaklarını hissettiklerinde en kolay yolu seçerler. Tıpkı ıssız adamımız Alper gibi; kaçmak.

Peki ıssız adamların karşısında bulunan Ada konumundaki o kadınlar? İlişkiyi onarmaya çalışmak, duvarları yıkmaya çalışan taraf olmak… Ne yazık ki ilişkilerde tek tarafın çabası güvenli ve  sağlıklı bir bağlanma oluşturmak için yeterli değildir.

Issız adamın bize öğrettiği şeylerden birisi de şu: Alper gibi karakterler kendi içlerindeki o düğümleri çözmeden ne kadar severlerse sevsinler o düğümü bir başkalarına atamazlar.

Yorum bırakın